Bir Kitap Tavsiyesi: Pir-i Lezzet
Selamlar olsun herkese.
Hem tez ile ilgilenmek hem minik bir bebeğe bakmak hem de kronik sosyal medya bağımlılığım sebebiyle kitap okumakta çok zorlanıyorum. Çözümü dinlemekte buldum. Son zamanlarda dinlediğim/okuduğum pek çok güzel roman vardı ancak "Pir-i Lezzet" hayatım boyunca hatırlayacağım eserlerden biri. Nedense Peyami Safa sonrası Türk edebiyatı o tadı yakalayamaz diye düşünüyordum. Saygın Ersin bu düşüncemi kırdı. Ve Pir-i Lezzetteki Aşçıbaşı, Yalnızız'daki Samimi geçti. En azından benim için.
Dinlemeseydim, okusaydım eğer pek çok cümlenin altını çizmiş olurdum. Yine de durdurup not aldığım kısımlar oldu. Eğer ki yemeyi, Osmanlı kültürünü biraz da tarihi seviyorsunuz sizin için biçilmiş kaftan. Bazı kısımlar İslami düşünce ile uyumlu mu uyumsuz mu emin olamadım. Ancak kitabın içinde Itırlar Hanımı'nın etkisi ile Aşçıbaşının düşündüğü bir "kader anlatısı" kısmı var, muazzam, muazzam, muazzam. Burada nakletmeyeceğim dileyen okusun dinlesin. Konu ile bağımsız olarak nakledildiğinde, cevabın bulunması için aşılan onca yolu boş verip de nakledildiğinde şüphesiz etkisi de azalacaktır.
İçeriğinden bahsetmek istemiyorum. Eğer bir filmi, kitabı sevdiğim biri tavsiye ettiyse hiçbir bilgi almadan direk izler/okurum. Tavsiyem de bu şekildedir. Yalnızca tek bir cümle ile "Bir aşçının Osmanlı zamanındaki yaşamı" diyebilirim.
"İnsanların çoğu fark edemez ama her lezzet mutlaka ve mutlaka bir hatıra ile, maziden gelen bir duygu ile alakalıdır. Lezzetler insanın geçmişidir ve duyguların bir başka lisana tercümesidir."
Yorumlar
Yorum Gönder