Büyük Umutlar Üzerine
Selamlaaar.
Ders çalışırken ufak bir mola verip geleyim dedim. Gözlerim o kadar bozulmuş ki. Sanırım tez yazmanın benden bir götürüsü bu durum. Bu arada yine Oxford, Cambridge, Harvard vloglarına takıldım. Hayalim böyle bir üniversitede çalışma yapmak (mutlu aile olarak bir de imanlı olarak tabikisi İnşallah İnşallah). Artık ne olursa doktora, post doktora, çalışma... Şuan da Anadolu'nun ücra bir köşesinde olduğum aramızda sır olsun lütfen şşşşş.
İnsanlar- Mat Haig. Okumanızı veya dinlemenizi tavsiye ederim. Bir uzaylının gözünden insanlığı anlatıyor. Mesela diyor ki insanlar iki ellerinin avuç içini birbirini sürtmek sureti ile alkış yapar ve bununla bir nevi birbirlerini tebrik ederler. Düşününce ne kadar anlamsız değil mi :D Kitaptaki uzaylının en sevdiği şarkı için tık tık.
Acaba gerçekten bir gün o farklı sokaklarda yürüyebilecek, derse gitmek için acele edecek miyim? Otuz yaşıma gelmeme çok az kaldı. Yüksek lisans tezim ses getirmeyecek biliyorum ki. Bilmem ki neler olacak. Planların üstünde bir plan vardır. Sizin de böyle uçuk planlarınız var mı acaba? Eskiden metroda vs insanların nasıl olduklarını düşünürdüm. Biraz farklı bir insan gördüğümde aklımda onu sorular sorardım. En sevdiğin film hangisi? En sevdiğin kitap? Neler yaparsın boş zamanında. Şuan yaşadığım şehirde metro yok. Büyük otobüs bile yok.
(Bu arada Furkan Öztürk'ün yapmış olduğu söyleşileri çok beğenerek dinliyorum. Biraz da onlar sebebiyle herhâlde böyle düşüncelere çok kapıldım. Bir söyleşi için tık tık.)
Yorumlar
Yorum Gönder