Karmaşığız / Karmakarışığız


    Selamlar,

    Dünya yaşamak için ne kadar dayanılmaz bir yer aslında. Yine de insan yeryüzüne bağlı ve yaşamının sona ermesini istemiyor. Paradoks. Son haftam sınavlar ve ödevler arasında geçiyor. Dün bir yazı okudum sosyal medyada, mayıs ayının ne kadar uzun olduğuna dair. Gerçekten öyle değil mi? sanki onuncu mayıs ayındayız. Ben insanlardan çok yoruldum, diyorum kendi kendime. Aslında kendimden yoruluyorum. Çünkü aklımı sürekli ben meşgul ediyorum. 

    Dünyada büyük bir kalabalık halinde yaşıyoruz. Ama kim kimi dinliyor? Artık en ufak konuşmalarda kendi huyumu veya kendi hayatımdan bir kesiti söylemeye çalışıyorum. Dur diyorum kendime. Bu kadar zavallı olma. Üzgünüm ama insanların ne dinlemeye vakti var ne de hissetmeye diyorum. Peki ya ben? Benim vaktim var mı? Herkes yanlış ben mi doğruyum? Burada bir gerçek daha var ki insanların gerçekten meşguliyetleri var bu durumda dinlenilmeyi hak ediyor muyuz? diye düşünmeliyiz/ düşünmeli miyiz? Aklımın ne kadar karışık olduğu sanırım çok belli oluyor.

    Yapılacak işler. Yapılacak işler. İnsanlar. Anlamak. Dinlenmek. Anlaşılmak. Dinlenmek. Yapılacak İşler... İşte benim aklım. İnsan ne zaman O'ndan başkasından medet ummaya yeltenirse böyle hüsrana uğruyor. Dua etmek sadra şifa.

    Gerçek olan bir şey var o da dünyadaki her şey geçicidir. Üzüntüler de. Buradan İstanbul'da ki halama ve beni dinleyen tüm dostlarıma selam gönderiyorum. 

Yorumlar

Popüler Yayınlar